TELESKOPUNUZU SEÇERKEN DiKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Artık gökyüzüne çıplak gözle bakmaktan sıkıldınız, amatör bir gökyüzü gözlemcisi olarak temel takım yıldızları ve konumlarını gözlemek aşamalarını bitirdiniz. Şimdi sizin için gökyüzüne daha yakından bakma zamanı geldi. Artık bir dürbün veya teleskop alabilirsiniz. Tabii bir teleskop ya da dürbün almayı düşünüyorsak, onları önce tanımamız gerekir. Böylece,kullanım amacınıza en uygun olan ürünü seçebilirsiniz. Bu yazı da, teleskoplar ve dürbünler hakkında tanıtıcı bilgiler ve doğru ürünü seçmenizde faydalı olacak kriterlerden bahsedeceğim.

Teleskop ya da dürbünün başlıca iki kullanım amacı vardır. Birincil amaç uzaktaki bir cismin daha ayrıntılı görülebilmesi için, büyütülmesidir. Böylece çıplak gözünüzle ayırt edemeyeceğiniz sönük gök cisimlerini görebilirsiniz. İkinci amaçsa, uzak cisimden gözün toplayabileceği maksimum ışıktan daha fazla ışık toplamaktır. Gez merceğinden daha geniş merceklibir teleskop veya dürbün daha geniş bir alana düşen ışığı toplayarak gözle hiç farkedilemeyecek ışık kaynaklarının farkedilmesini sağlar. Teleskoplar optik teleskoplar, radyoteleskop, infrared teleskop gibi işleyebildikleri (odaklama, yansıtma) ışık dalgalarının boylarına,frekanslarına göre adlandırılır. Optik teleskoplar diye adlandırdığımız klasik teleskoplar görünür ışık(400-700nm dalgaboyu) altında kullanılan teleskoplardır. Yapılarına göre bunları mercekli ve aynalı teleskoplar olarak iki ana gruba ayrılır.

Optik teleskoplar, genelde iki ana parçadan oluşur. Birinci parça, ışığı toplamaya yarayan objektiftir. Objektif bir mercek veya ayna olabilir. İkinci ana parça ,göz merceği ya da oküler de denilen mercek takımıdır. Mercekli teleskoplar, ilk kullanılan teleskoplardır. Günümüzde de küçük çaplı teleskoplar çoğunlukla merceklidir. Mercekli teleskoplarda, farklı dalga boylarındaki ışığın kırılarak renklerine ayrışmaması için, objektifte birleştirilmiş iki mercek vardır. Bu mercekler ayrıca, istenmeyen yansımaları azaltabilen ve ışık geçirgenliğini artırabilen çeşitli malzemelerle kaplanır.
Aynalı teleskoplar ise kendi içlerinde iki ana gruba ayrılabilir: Newton tipi, Cassegrain tipi. Newton tipi teleskoplarda, ana aynadan yansıyan ışık, ikinci, düz bir diyagonal aynaya, oradan da teleskop tüpünün dışarısındaki göz merceğine yansıtılır. Cassegrain teleskoplarda ise, ana aynadan yansıyan görüntü, ikinci bir dışbükey aynaya, oradan da ana aynanın ortasındaki bir delikten göz merceğine yansıtılır. Newton tipi teleskopların fiyatları, Cassegrain teleskoplara oranla daha düşüktür. Ancak, Cassegrain teleskoplar, hem daha kısa olduklarından daha az yer kaplarlar, hem de daha kolay taşınırlar.
Bir teleskop çeşidi daha vardır ki, bu, aynalı teleskoplarla mercekli teleskopların bir tür birleşimi olarak kabul edilebilir. Bunlara verilebilecek en iyi örnekler, Schmidt-Cassegrain ve Maksutov-Cassegrain teleskoplardır. Bu teleskoplarda ışık önce mercekten sonra da aynadan büküldüğü için teleskopun tüpünün boyu daha kısadır. Bu teleskoplar, ötekilerine göre daha pahalıdır.
Teleskopun gücü, genellikle onun büyültme gücüyle karıştırılır. Bu nedenle yanlış anlaşılan bir kavramdır. Bir teleskopun, toplam performansını belirleyen etken aslında sadece büyültme değil, aynı zamanda onun ışık toplama kapasitesidir. Işık toplama kapasitesini belirleyen etken ise, objektifin yani ana merceğin ya da aynanın alanı, dolayısıyla da çapıdır. Çap ne kadar artarsa, ışık toplama miktarını belirleyen alan onun karesiyle orantılı olarak artar. Örneğin, 20 cm çaplı bir teleskop, 10 cm çaplı bir teleskopun 4 katı ışık toplar.
Teleskopların özellikleri açıklanırken, odak uzaklığına da değinilir. Bir teleskopun odak uzaklığı, objektife giren paralel ışınların yani sonsuz uzaklıktaki bir cisimden gelen ışınların objektiften ne kadar uzaklıkta odaklandığıdır. Bir optik aygıtın odak uzaklığı genellikle milimetre cinsinden ifade edilir. Odak uzaklığının objektif çapına oranı ise f-oranı olarak adlandırılır. Çapı 200 mm, odak uzaklığı 2000 mm olan bir teleskopun f-oranı, 10'dur ve f/10 olarak gösterilir. Büyültme, teleskopların maliyetini doğrudan artıran bir etken değildir. Ancak, yüksek büyültme, daha fazla ışık toplamayı gerektirdiğinden, ister istemez çapın büyümesi kaçınılmaz olur.
Teleskopların büyütme gücü çok basit bir formülle hesaplanır. Büyütme gücü, teleskopun yani objektifin odak uzaklığının göz merceğinin odak uzaklığına bölünmesiyle bulunur. Bu basit formülden anlaşılabileceği gibi, göz merceğini değiştirerek teleskopumuzun büyültme gücünü değiştirmemiz mümkündür. Bu nedenle, göz merceği çıkartılıp değiştirilebilen teleskoplar tercih edilmelidir. Örneğin, 1000 mm odak uzaklığına sahip bir teleskopa 10 mm odak uzaklığına sahip bir göz merceği takarsak, 100 defa (100x) büyültme elde ederiz.
Objektifin ve göz merceğinin odak uzaklıkları istenildiği gibi ayarlanabileceğinden, kuramsal olarak büyültmenin bir sınırının olmadığı söylenebilir. Ancak pratikte bir takım sorunlarla karşılaşılır. Belirli çaptaki bir teleskopla, yeterli kalitede görüntü elde edebilmek için, büyültmenin de belirli bir sınırı aşmaması gerekir. Büyültme arttıkça, görüntünün parlaklığı ve ayrıntısı kaybolur. Hangi çaptaki teleskopla ne kadar büyültme yapılabileceğinin kesin bir formülü yoktur. Bununla birlikte kabul edilen bir oran vardır. Buna göre, yapılabilecek en fazla büyültme objektif çapının santimetresi başına 20x'dır.
Teleskop alırken, isteğe bağlı olarak birtakım aksesuar da alınabilir. Örneğin, değişik büyültmeler elde etmek için farklı odak uzaklıklarına sahip göz mercekleri alınabilir. Kimi teleskopların, bir gökcismini izlemek için bir hareket ve bilgisayar donanımı vardır. Bu sayede bu gök cismi, görüş alanında sabit kalır. İzleme mekanizması, özellikle gökyüzü fotoğrafları çekmek isteyenler için gereklidir. Bu donanıma sahip kimi teleskoplar, koordinatları bilgisayara girildiğinde, bir gökcismine yönelebilirler. Hatta, bir kısmında, on binlerce gökcisminin koordinatları kayıtlıdır. Gök cisminin ismini seçerek teleskopun ona yönelmesini sağlayabilir. Bu özellikle, gök cisimlerinin yerlerini bulmakta zorlanan deneyimsiz gözlemciler için çok büyük kolaylıktır.
Dürbünlerin optik özellikleri, teleskopların optik özellikleriyle hemen hemen aynıdır. Dürbünlerin de objektifi ve göz merceği vardır. Teleskoplarda olduğu gibi, ışık toplama miktarını objektifin yüzey alanı, büyültmesini ise odak uzaklıklarının oranı belirler. Dürbünlerin en önemli özellikleri taşınabilir olmaları ve çift objektife ve göz merceğine sahip olmalarıdır. Her iki gözle bakılabildiği için daha rahat bit görüntü sağlarlar. Bu nedenlerle, çok iyi teleskoplara sahip amatör gökbilimcilerin bile mutlaka birer dürbünleri vardır. 

Bir dürbünde, büyültme oranı ve objektif çapı, genellikle dürbünün üzerinde yazılıdır. Eğer dikkat ettiyseniz, dürbünlerin üzerinde 8x25, 10x50 gibi ifadeler bulunur. Buradaki ilk sayı büyültmeyi, ikincisi ise, milimetre cinsinden objektif çapını belirtir. Yani, 10x50'lik bir dürbün, 10 kez büyütür ve objektif çapı 50 mm'dir.
Gökyüzü gözlemleri için kullanılan dürbünler, genellikle 7-12 kez büyüten dürbünlerdir. Daha yüksek büyültme genellikle tercih edilmez; çünkü elin titremesi, görüşü zorlaştırır. Ancak, yüksek büyültmeli dürbünler, üç ayak üzerine yerleştirilmek suretiyle kullanılırsa, bu titreme önlenmiş olur. Bu nedenle, dürbün satın alırken, eğer 12x'dan daha fazla büyültmeli olanlarını tercih edecekseniz, üç ayağa yerleştirilebilmesi için gerekli donanıma sahip olanlardan seçmelisiniz.
20-35 mm çaplı dürbünler gün ışığında genellikle yeterli olur. Ancak, gökyüzü gözlemleri için 40 mm'den büyük olanlar tercih edilmelidir. Gökyüzü gözlemciliğinde çok kullanılan dürbünler 7x50 ve 10x50 dürbünlerdir. Bu tip dürbünler, arazide başka amaçlarla gözlemler yapmak için de idealdir. 7x50 ve 10x50 dürbünler, kuş gözlemcilerinin de en çok kullandıkları dürbünlerdir. İlgi alanları bu yönde olanlar bir dürbün alarak her iki amaç için de ondan yararlanabilirler.
Doğal olarak, teleskopta olduğu gibi, dürbünün çapı büyüdükçe ışık toplama miktarı artar. Örneğin, 70 mm'lik bir dürbün 50 mm'lik dürbünün yaklaşık iki katı ışık toplar. Ancak unutmamak gerekir ki, çap arttıkça ağırlık, boyut ve fiyat artar.
Dürbünlerde, göz mercekleri genellikle sabittir. Ancak, bazı markaların bazı modellerinin değişken büyütme (zoom) özelliği vardır. Dürbünlerin boyutlarının küçük olmasının bir başka nedeni, objektifle göz merceği arasına yerleştirilen bir prizma sistemidir. Bu prizma sistemi sayesinde, objektiften göz merceğine gelen ışığın yolu katlanmış bir hale getirilir. Böylece, dürbünün toplam uzunluğu azalır.
Teleskop ve dürbünlerde, fiyatı belirleyen etkenlerden birisi de kullanılan mercek ve aynaların niteliğidir. Standart kaplamalı mercekler, çoğu zaman yeterli nitelikte görüntü verirler ve gelen ışığın yaklaşık %4'ünü yansıtırlar. (Kaplanmamış cam, ışığın yaklaşık %10'unu yansıtır.) Çoklu kaplamalı mercekler ise, çok nitelikli görüntü verirler ve ışığın sadece %1'ini yansıtırlar. Ancak, bu merceklerin kullanıldığı teleskop ve dürbünler çok pahalıdır. Aynalarda da çeşitli kaplamalar kullanılmaktadır. Teleskopun fiyatı, bu kaplamaların niteliğiyle orantılı olarak artar.
Dürbün ve teleskopların özelliklerinden bahsettikten sonra, bir de önerimiz olacak. Optik aygıtları satın alırken, eğer onların özelliklerini iyi anlamıyorsanız yetkili satıcılarından almayı tercih edin. Marketlerde ya da kırtasiyecilerde satılan optik aygıtların niteliğine güvenilemeyeceği gibi çoğunlukla değerlerinin çok üzerinde fiyatlar istenir.
Ülkemizde artık Dünya'nın en çok teleskop satan Meade, Celestron ve Orion firmalarının ürünleri bulunuyor. Ancak, bu teleskopları alırken, yetkili satıcılardan almanızı bir kere daha hatırlatırız.
Kaynak:Tübitak - Alp Akoğlu 


Teleskop Tipleri, Terimler ve Hesaplamaları

Mercekli Teleskoplar
Objectif çok uzak cisimlerden gelen paralel ışınları arkasındaki odağında toplar. Kullanılan mercek yakınsak-incekenarlı- mercektir.
ince-kenarli-mercek-goruntu.jpg
Gözmerceği (Oküler)’in işi odakta toplanan görüntüyü büyütmek ve ayarlamak içindir. Yeri Objecktif’in odak uzaklığı ile kendi odak uzaklığının çakıştığı yerdir.

Barlow Merceği

Teleskopun odak noktası önüne konur. Kalın kenarlı merceklerden oluşmuş bir sistemdir. Barlow merceği ile odak uzaklığı arttırıldıktan sonra, göz merceğimiz yeni odak noktasına göre kullanılmalıdır. İşlevi teleskopun odak uzaklığını yani büyütme oranını arttırmaktır. Görüntü kalitesi düşer.

Görüntü kalitesini bozmadan odak uzaklığı arttırılmak isteniyorsa, kalın kenarlı tek bir mercek kullanılabilir

Aynalı Teleskoplar

Objektif çukur aynadan oluşur. Paralel elen ışınlar çukur aynanın odağında oluşur.
Birinci aynadan yansıyan ve odakta toplanan ışınlar ikinci düzlem yada dış bükey(tümsek) aynayla teleskopun içine yansıtılır. Bu tipte aynanın önünü kapatması gibi olumsuz bir etkisi vardır.

Aynalı ve Mercekli Teleskopların Karşılaştırılması

  • Mercekli teleskoplarda gelen ışığın bir kısmı mercek tarafından soğrulur. Renklenme ve küresellik sapmaları olur. Aynalı teleskoplarda kullanılan sırrın (aleminyum genelde) kalitesi ile neredeyse yok gibidir bu sapmalar ve bozulmalar.
  • Mercekli teleskoplarda boru boyunun objecktifin odak uzaklığı kadar olmalıdır. Aynalıda odak uzaklğı başka aynalarla kısaltılabilir.

Aynalı Teleskop Türleri

Yansıyan ışınların yoluna konulan ikincil aynalarla yollarının değiştirilmesi ve odak noktasının istenilen yere taşınması işlemine göre değişik türler vardır.

Newtonian Türü

  • Birincil Ayna: Sapınçları azaltmak için dönel paraboloid
  • İkinci Ayna: Elips biçiminde kesilmiş düzlem ayna
  • Görüntünün oluştuğu yer: Teleskop borusunun dışında ve açık ucuna yakın bir yerde.
  • Bu tipte tüp-boru uzunluğu birincil aynanın odak uzunluğuna hemen hemen eşittir. İkincil ayna düzlem ayna olduğu için, birinci aynadan yansıyan ışınların yol uzunluklarını değiştirmez. Başka bir deyişle, görüntü birinci aynanın odağında oluşur, ancak odak telekop borusunun dışına taşınmıştır.
  • Birinci aynanın konumunun ayarlanması, ikinci aynanın eğiliminin ve odak ayarlarının denetimi kolay olduğu için oldukça kullanışlıdır.
  • NewtonianReflectorDiagram.jpg

Olumlu Tarafları

  1. Merceklere göre maliyetleri daha ucuzdur.
  2. Odak uzaklığı 100cm kadar alan olanların taşınması kolaydır.
  3. F/4 ,F/8 hızlı odak oranlarına sahip olduklarından gökadalar, bulutsular, yıldız kümeleri yarı derin uzay için idealdir. (Gezegen ve Ay)
  4. Optik sapınç çok azdır.

Olumsuz Tarafları

  1. Tüpün ağzı açık olduğundan, tüp içerisinde oluşacak hava akımları görüntüyü etkiler.
  2. Ayna havayla temas halinde olduğu için yüzey sırrı bozulabilir.
  3. Merceklere göre daha duyarlıdır.
  4. Açıklık arttıkça taşıması zorlaşır.
  5. Yeryüzündeki cisimler için uygun değildir.,
  6. İki ayna nedeni ile ışık kaybı söz konusudur.

Cassegrain Türü

  • Birincil Ayna: Sapınçları azaltmak için dönel paraboloid çukur ayna
  • İkincil Ayna: Hiperboloid tümsek ikinci ayna
  • Görüntünün Oluştuğu Yer: Birinci aynanın arkasındaki açıklıktan çıkarak, birinci aynanın arkasındaki asal eksende
  • Gelen ışınlar çukur aynada yansıdıktan sonra odakta bulunan tümsek aynanın odağına gelir ve paralel yansır. Bu ışınlar çukur aynanın ortasındaki delikten geçer. Aynanın arkasında tüp dışında odaklanır.
  • İkinci ayna, birinci aynadan yansıyan ışınların tümünü yansıtabilecek büyüklükte yapılır. Birinci aynın ortasındaki açıklık, ikinci aynanın yansıttığı ışınların tamamını geçirecek şekilde yapılır.
  • İkinci aynanın yeri çok yavaş değiştirilebilir ve böylece birinci aynanın ortasında yer alan odak noktası için ayarlama yada değişiklik yapma olanığı doğar.
300px-Cassegrain.en.png

Olumlu Tarafları

  1. Göz merceğinden incelenecek cisim doğrultusunda bakılıyor olması kimileri için avantaj sayılabilir.
  2. Otomatik olmayan küçük teleskoplar için yönlendirici de daha kolaylık sağlar.

Olumsuz Tarafları

  1. Newtonian ile aynı maddeler

Gregorian Türü

  • Birincil Ayna: En basit küresel ayna. Sapınçları azaltmak için dönel paraboloid çukur ayna.
  • İkinci Ayna: Çukur ikinci ayna, birinci aynanın odağının ötesinde.
  • Görüntünün Oluştuğu Yer: Birinci aynanın önüne 45 derecelik açıyla konularak üçüncü bir düzlem aynayla ikincil aynadan yansıyan ışık ışınları teleskopun dönme ekseninden dışarıya alınır. Ya da Cassegrain türü teleskoplarda olduğu gibi birinci aynanın ortasındaki açıklıktan çıkarak birinci aynanın hemen arkasında, asal eksen üzerinde.
  • Birinci aynadan gelen ışınlar ikincil ayna yardımıyla üçüncü aynaya aktarılır. Üçüncü ayna odağı ortalardaki açıklıklardan dışarı aktarılır.
  • Odak teleskopun dışına çıkartıldığı için, tüp odak noktasına konulacak özellikle ağır gözlem aletlerinin denge bozucu etkilerinden kurtulmuş olmaktadır. Bu tür odaklamaya Nasmyth denir.
  • Gregorian sistemde, birinci ve ikinci aynadan yansıyan ışınlar, birden fazla aynadan bir sistemle, teleskopun dönme eksenlerinden geçirilerek, teleskopun gövdesinin de dışında bir başka ortama aktarılabilmektedir. Teleskopun hareketinden bağımsız olarak, hep istenilen bir yerde odaklama işlemi yapılmış olur.
  • Sistemden çok fazla ayna olması sebebi ile soğurma fazla olur ve bu bir dezavantajdır.
  • Ayrıca ışığın yolunun fazla uzaması da bir dezavantajdır.
gregorian-telescope.jpg

Aynalı - Mercekli Teleskop Türleri

Schmidt-Camera Türü

  • Optik uzmanı Schmidt , optik sistemlerde özellikle geniş olan görüntülerde ortaya çıkan, eğik gelen ışınların bakışıksınlık doğurması ve görüntü hataları oluşturmasını küresel sapınçları, düzeltme mercekleri kullanarak ortadan kaldırmıştır.
  • Birinci aynanın küresel olmasından kaynaklanan küresellik sapıncını ortadan kaldırmak için, giriş açıklığının olduğu yere bir düzeltme merceği koymuştur.
  • Schmidt teleskoplar hızlı teleskopik sistemler olarak (f/3 ve daha küçük) yapılmaktadır.
Schmidt_telescope_(PSF).svg.png

Schmidt - Cassegrain Türü

  • Schmidt kamerada ortaya çıkan hantal yapı ve kullanışsız odak düzlemi gibi olumsuzlukları ortadan kaldırmak için sistemin Cassegrain sisteme uyarlanması şeklindeki bir yapıdır.
  • f/10 - f/12 odak oranlarına sahiptirler.
  • Tüm teleskop optik kurguları içerisinde en iyi ve uygun fiyatı olanlardır.
  • Mercek ve ayna kusurları ortadan kalkmış, kapalı tüp, dayanıklı, masrafsız, kullanışlı ve odaklama yeteneği en iyi olan türdür.
Schmidt-Cassegrain-Telescope.png

Maksutov - Cassegrain

  • Schmidt-Cassegrain ile benzerdir.
  • Düzeltici merceğin dışa bakan ksımı iç bükey (kalın), iç tarafta kalan ise dış bukeydir.
  • Birinci ayna daha yakındır. Bu nedenle boyları daha kısadır.
  • Optik kurgusu daha basittir. Dolayısı ile daha uzundur.
Maksutov_spot_cassegrain.png

Schmitd - Newtonian

  • Newtonian aynalarıyla, schmidt düzeltici merceklerini bir arada bulunduran melez bir optik kurguya sahiptir.
  • f/4,5 yada daha küçüktürler.
  • Zengin bir görüş alnı sağlarlar.
38n.png

Teleskoplar İle İlgili Terimler

Odak Uzaklığı (f): Görüntünün oluştuğu noktanın aynaya (yada merceğe) olan uzaklığına denir.
Teleskop Açıklığı (D-2R): Teleskopun objectifinin yada birincil aynanın çapına eşittir.
Odak Oranı: Teleskopun odak uzaklığının (f) teleskopun açıklığına oranıdır. f/10 anlamı teleskopun açıklığının, odak uzaklığının 1/10 kadar olması demektir.
Örnek: D-40’ın odak oranı f/12,5 ise etkin odak uzaklığı nedir?
2R=40 (objektif çapı, teleskop açıklığı)
f=40 -> 40 x 12,5 = 500 cm

Göreli Işık Toplama Gücü: Objektif çapı arttıkça ışık toplama noktaları artar ve bu da gözün göremeyeceği cisimleri görmemizi sağlar.
Giriş Açıklığı (D): Teleskopa giren ışık demetinin çağı - Teleskop Açıklğı -
Çıkış Açıklığı: Göz merceğinden çıkan dairesel ışık demetinin çapı (d)

Teleskopun Büyütmesi
T. etkin odak uzaklığı / göz merceğinin odak uzaklığı
Giriş açıklığı (D) / Çıkış açıklığı (d)

Kişiler için kullanılan teleskoplarda birincil ve ikincil aynaların yerleri sabittir ve değiştirilmez parçalardır. Bu nedenle giriş açıklığı (D), etkin odak uzaklığı, odak oranı değişmez. Fakat göz merceği isteğe ve amaca uygun olarak değiştirilebilir.

Örnek: 8’’ bir teleksop, odak oranı f/10, odak uzaklıkları 30 mm ve 10 mm için büyütme oranları?

8’’(inc) *  2.54 cm = 20,32 cm -> 203,2 mm = f/10 = 2032 mm (Etkin odak uzaklığı)
30 mm için: 2032 / 30 = 68x büyütme
10 mm için: 2032 / 10 = 203x büyütme
Teleskopun çıkış açıklığı (d) en fazla gözün karanlıktaki geniş açıklığı (7-8 mm) (gözbebeği) kadar olmalıdır.

Minimum ve Maksimum Büyütme

Bmin gözün giriş açıklığı kadar olmalı. 8 mm.
Bmax üst sınır için farklı değerler ön görülmektedir.
  1. Teleskop açıklığının (D) 60 katı 8’’ x 60 = 480x
  2. Bir başkası gözün doğasına uygun olarak mm cinsinden açıklık değeri kabul edilir.
    1. 8’’ = 203,2mm = Bmax = 200x
  3. Küçük teleskoplar için daha çok Bmax = 2xD(mm) kullanıllır.

Not: Büyütme değeri arttıkça görüntü yayılmış olacağından parlaklık azalır ve kalite düşer.


Teleskop ve optik teknolojisindeki tarihsel gelişim

Kronolojik Gelişim

1280: İlk gözlük İtalya'da yapıldı.

1303: Gordon’lu Bernard, hipermetropluğun düzeltilmesinin bir yolu olarak gözlük kullanılabileceğini buldu.

1304-1313: Freiberg’li Theodoric, gökkuşağının; kırılmanın ve her bir yağmur damlasının içindeki iç yansımanın sonucu ortaya çıktığını açıklamıştır.

~1590: Zacharius Jensen, yakınsanan bir objektif merceği ile ıraksak bir göz merceği kullanarak birleşik bir mikroskop yapmıştır.

1608: Hans Lippershey Yakınsak bir objektif merceği ile ıraksak bir göz merceğini kullanarak bir nevi teleskop yapmıştır.

1609: Galileo Galilei, Lippershey’ in teleskopunun kendi versiyonunu yapmış ve onu astronomik gözlemler için kullanmaya başlamıştır.

1610: Galileo Galilei, Galileo, teleskopunu kullanarak astronomiyle ilgili, Jüpiter’in dört uyduya sahip olması dahil, birçok keşifte bulunmuştur.

1611: Johannes Kepler, yakınsak ve ıraksak mercekli mikroskoplarda ve teleskoplarla ilgili prensiplerin bir açıklamasını sunmuştur. Aynı bilimsel incelemede, bir teleskopun yakınsak bir objektif merceği ve yakınsak bir göz merceği kullanarak yapılabileceğini ileri sürmüş ve ileride telefoto merceği olarak bilenecek ve bir mercekler bileşimini tanımlamıştır.

~1618: Christopher Scheiner, Kepler’ in önerdiği tipte, yakınsak objektif ve göz merceklerine sahip bir teleskop yapmıştır.

1621: Willebrord Snell, ışığın farklı kırılma indisine sahip ortamların birinden diğerine geçerken ki davranışını açıklayan ünlü SNELL bağıntısını buldu.

1647: B. Cavalieri, ince kenarlı bir merceğin yüzeylerinin kavislenme yarıçapları ile merceğin odak uzaklığı arasında bir bağıntı elde etmiştir.

1657: Pierre de Fermat, ışık ışınlarının hedeflerine ulaşmak için en kısa sürecek yolu (en az zaman ilkesi) tercih edeceklerini ortaya koydu. Bu ilke, aynı zamanda Snell Kırılma yasasına da uymaktadır.

1663: James Gregory, sapınçların (aberasyonların) düzeltilmesi için teleskopun objektifinde yakınsayan bir ayna kullanılmasını önermiştir.

1665: Robert Hooke, yazdığı kitabında, (Küçük çizimler/ Micrographia) yakınsak bir objektif merceğine ve yakınsak bir göz merceğinden oluşan bileşik bir mikroskopla yaptığı gözlemlerini anlatmıştır. Aynı çalışmada, mika parçalarında, sabun köpüklerinde ve su üzerindeki ince yağ tabakalarında oluşan renk gözlemlerini anlatmıştır. Ayrıca Hooke ışığın dalga teorisini savunmuştur.

1666: Isaac Newton, beyaz bir ışığın prizmadan geçirildiği taktirde kendisini oluşturan renklere ayrılacağını göstermiştir.

1668: Isaac Newton kırılmalı teleskoplarda görülen kromatik (renk) aberasyon sorununa bir çözüm olarak ilk aynalı teleskopu yaptı.

1673: Olaf Römer, Jüpiter’in uydularının tutulmalarını ayrıntılı olarak gözlemleyerek ışığın hızının sınırlı olduğu sonucuna varmıştır.

1678: Christian Huygens, ışığın dalga teorisini ileri sürmüştür.

1733: Chester More Hall, farklı kırılma katsayılarına sahip camlardan yapılan bileşenler kullanan akromatik bir bileşik mercek yapmıştır.

1808: Etienne Louis Malus, ışığın yansıma aracılığıyla kutuplanabileceğinin (polarize olduğu) bulunmasında ilk adımı atmıştır.

1815: David Brewster, ışığın yansıma aracılığıyla kutuplanmasının (polarizasyonunu) tanımlamıştır.

1821: Austin Jean Frensel, yansıtılan ve kırılan ışığın şiddetini ve kutuplanmasının hesaplanabilmesine imkan tanıyan yasaları açıklamıştır.

1835: Geoge Airy, dairesel bir açıklık tarafından ortaya çıkarılan kırılma kalıbını bulmuştur.

1849: Armand Hypolite Louis Fizeau, bir ışık ışınını bir dizi atıma (pulsa) dönüştürmek için dönmekte olan dişli bir tekerleği kullanarak, hava içinde ışık hızını ilk olarak astronomik olmayarak belirlemiştir. Ölçümü sonucunda 313,300 km/s‘lik bir değer elde etmiştir.

1850: J. L. Foucault, havada ışığın hızını dönen ayna yöntemini kullanarak tespit etmiştir. Ölçümleri sonucunda, 298,000 km/s’ lik bir değer elde etmiştir. Ayrıca durgun suda da ışığın hızını bulmak için dönen ayna yöntemini kullanmış ve ışığın hızının suda havadakinden daha az olduğunu bulmuştur.

1865: James Clerk Maxwell, bir elektro manyetik dalganın hızının deneysel sapmalar dahilinde, ışığın hızıyla aynı olması gerektiği bulunmuştur. Bunun sonucunda Maxwell, ışığın elektro manyetik dalganın bir biçimi olduğu sonucuna varmıştır.

1873: Ernst Abbe, mikroskopta görüntü oluşumu hakkında ayrıntılı bir teori sunmuştur.

1874: Postdam Gözlemevi (Almanya) açıldı.

1879: Josef Stefan, her bir birim zamanda bir cisimden yayınlanan toplam radyan enerjinin, cismin mutlak sıcaklığının dördüncü kuvvetiyle orantılı olduğunu öneren, deneye dayalı bir ilişkiyi öne sürmüştür.

1882: Albert Abraham Michelson, Michelson interferometresini (girişim aygıtını) buldu.

1885: Fizikçi Heinrich Hertz elektromanyetik dalgaların varlığını gösterdi.

1897: Yerkes Gözlemevi (A.B.D.) açıldı.

1899: Lord Raykeigh, gökyüzünün mavi rengini ve kızıl günbatımlarını dünya atmosferindeki moleküller tarafından mavi ışığın öncelikli saçılmasına bağlı olarak gerçekleştiğini göstermiştir.

1902 : Guglielmo Marconi, Manş Denizi üzerinden radyo dalgalarıyla mesaj iletmeyi başardı.

1904: Heidelberg Gözlemevi (Almanya) açıldı.

1905: Albert Einstein, Fotoelektrik etkiyi ışığın küçük paketlerden (foton) oluştuğu temelinde açıklamıştır.

1906: Urania Gözlemevi (İsviçre-Zürih) açıldı.

1908: Gustav Mie, parçacık şeklini ve parçacıklarla bulundukları ortam arasındaki kırılma indis farkını hesaba katarak, ışığın dalga boyuyla kıyaslandığında küçük olmayan parçalardan saçılan ışığın bir tanımını yapmıştır.

1910: Neutchatel Gözlemevi (İsviçre) açıldı.

1911: Hamburg Gözlemevi (Almanya) açıldı.

1914: Berlin Gözlemevi (Almanya) açıldı.

1918: Mt Wilson Gözlemevi (A.B.D.) açıldı.

1919: Sir Arthur Eddington, ışığın yolunun Einstein ‘ın Genel Görecelik (İzafiyet) Kuramı’nın öngörüleriyle uyumlu olarak güneşin yerçekimsel alanı tarafından eğildiği sonucuna varmıştır.

1924: Postdam Gözlemevinde (A.B.D.) ilk Güneş teleskopu kullanıldı.

1929: E. Hubble evrenin genişlediğini iddia etti.

1930: 100” lik (2.5 m) Mt Wilson teleskopu (A.B.D. –California) kullanılmaya başlandı.

1931: Radyoastronomi çalışmaları başladı.

1933: İki Alman bilim adamı Max Kroll ve Ernst Ruska elektron mikroskobunu yaptı.

1939: Walter Deffcken, iletim parazit filtresini yaptı.

1950: Mt.Palomar Gözlemevi (A.B.D.) açıldı.

1958: NASA kuruldu.

1976: 6 m’ lik Rus teleskopu Kafkasya’da kullanılmaya başlandı.

1978: 72” lik (1.8 m) MMT teleskopu (A.B.D –Arizona) kullanılmaya başlandı.

1989: NTT-ESO 3.5 m’ lik teleskopu Şili’de kuruldu.

1990: Hubble Uzay Teleskopu 25 Nisan 1990’da dünya yörüngesi yakınlarına yerleştirilmiştir.

1993: Keck Gözlemevi ve Teleskopu (Mauna Keo, Hawai) açıldı.

1997: TUG Ulusal Gözlemevi Antalya’da açıldı.

1999: Chandra Uzay Teleskopu fırlatıldı.
Haberin Kategorisi teleskop konu Başlığı TELESKOPUNUZU SEÇERKEN DiKKAT EDİLECEK HUSUSLAR. Bu haberi paylaşacağınız URL http://haber-suyu.blogspot.com/2016/12/teleskopunuzu-secerken-dikkat-edilecek.html. Teşekkür ederiz
Ditulis oleh: Memur Site -

Belum ada komentar untuk "TELESKOPUNUZU SEÇERKEN DiKKAT EDİLECEK HUSUSLAR"

Yorum Gönder

UYARI:Sitemiz kişileri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, sağlık hizmeti vermemektedir. sitedeki bilgi hataları, eksiklikleri, ve gecikmelerinden doğabilecek maddi ve/veya manevi risk ve zararlardan sitemiz sorumlu değildir.Bu programların içeriği ve kullanımı ile ilgili tüm riskler, oluşabilecek maddi manevi tüm zararlar kullanıcının sorumluluğundadır. Ayrıca hat ve/veya sistem arızaları sebebi ile meydana gelebilecek hata, kesinti, bilgi naklinde gecikme ve bilgisayar/telefon virüsüne bağlı problemlerden ve sair sebeplerden kaynaklanabilecek doğrudan veya dolaylı maddi ve manevi zarar ve masraflardan, önceden haber verilmiş olunsa bile, sitemiz sorumlu tutulamaz. Yayınlamış olduğumuz paylaşımların tamamı sitemiz dışındaki kaynaklardan alınarak sizlerle buluşturulmuştur , bu nedenle sitemizde hiçbir paylaşım kaynağı yoktur. Sitemizden yayınlanan video ve benzeri paylaşımlar tamamen sosyal video paylaşım , (halka açık) sitelerden alınmıştır , paylaşımlardan doğabilecek sorunlar, kesinlikle SİTEMİZE ait değildir (sitemizi bağlamaz).
ariyordum free backlinkSeo Memurvadisi Backlink Austausch ECBannerFree Automatic Backlinks Free Automatic Backlinks Free Automatic BacklinksFree Automatic Backlinks Free Automatic BacklinksFree Automatic Backlinksfreebanner4u
Ariyordum*Memursite*Turbo Ping*Sigorta Kasko*Haber Suyu*Haberin Suyu*Yeni Sözlük*Canlı TV İzle 1453 *Online Html Kod Deneme*Milli Piyango Çekiliş Sonuçları*Yemek Tarifleri*Göz TV*Survivor All Star*Survivor 2015 All Star*Banka Adresleri*AS Gif